8 Mayıs 2014 Perşembe

Üçü bağıran, dört eski bakan.

Dört bakan yolsuzluk nedeniyle, ağır, ağır, eksiklerini tamamlayıp, ortam düzenleyerek işlerinden ayrıldı. Bazı toplum bilimciler bu toplu ayrılmaya: Bir hükümetin başına gelebilecek en büyük felaket dedi. Hükümet  ise eski alışkanlığı olan mağduriyet nedeni sayıp; bağırdı meydanlara, bağırdı polislere, bağırdı savcılara, bağırdı yargıçlara…

Hukuksal yönden aydınlatma ertelendi, bir de seçim geçti üstünden. Baktılar olmayacak bir şeyler yapmak gerek. Topladılar meclisi hem de, tatil olduğu gününde, amaç; halka duyurmamak, saklamak konuşmaları, dosyaları...

Zaman iletişim çağı, bu oyun da sonuçsuz kaldı. Görüverdik, duyu verdik (tatildeki tv’ye rağmen)  üçü bağıran, dört eski bakanı…

Neden bağırıyorlar! Bilmiyorum desem olmaz, fakat psikologlar bunu çok daha güzel anlatır onlara bırakalım.

Asıl merak ettiğim, susan bakan… Neden sustu?!..

Bu suçta ortaklarım da var dercesine ilk karşı çıkan bakan.

Neden sustu?!..   

Aslında o bağıranların anlamasın diye çırpınışları boşuna, halkın %90’ı için bu işin (%10 olanlardan habersiz), gizlisi-saklısı kalmamış artık. Her şey ayan beyan ortada…

Fakat, bence taraftar dostça davranmadı bakan ve başbakanlarına. Diyemedi; bağırmayın, ben size güveniyorum, onlar siz değilsiniz. Haydi, siz de çıkın ortaya kanıtlayın; bu sesin, bu evin, bu kasanın, bu paraların, bu takıların size ait olmadığını, çıkın karşısına savcının, hâkimin aklanın. Demediler, diyemediler.

Taraftar takım tutarcasına; vicdanın sesini bastırıp, pek çok şeyi yok sayıp, helal olsun der gibi: Bal tutan parmağını yalar. Veya Yedi, fakat iş de yaptı… Deyip, aklamaya çalışıyor yolsuzluğu kutsayan sözlerle.

Karşı taraf ise; vay be!.. Bunca bilgi, bunca belge yok sayıldı, bu kez de onlar kazandı, biz yenildik! Deyip kendi dışında aradı/arıyor suçluları…  

Kaynaksız güç olmaz. Bu güç bir olmaktır, ötekileştirmeden, severek, sayarak çoğalmak, biz olmaktır ayrımsız.

Kaynaksız ışık huzmesi olmaz. Işık huzmesi oluşturmak ise; hep birlikte, görmeyeni bir daha, bir daha görmekle, saflara katmakla…



Bu yazı:
http://blog.milliyet.com.tr/ucu-bagiran--dort-eski-bakan/Blog/?BlogNo=460025

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme