22 Ocak 2016 Cuma

ODTÜ (Ortadoğu Teknik Üniversitesi)



Gündemi değiştirme, toplumsal algılar geliştirme ustaları, 7 Haziran sonrası günlerde özgüven yitimine uğradıkları için bir süre sessizliğe gömülmüşlerdi. Çok uzun sürmedi bu sevindirici durum, 1 Kasımdan sonra yeniden başladılar, toplum mühendisliği yapıp algıları geliştirip, değiştirme oyunlarına…
Daha, Cizre, Silopi, Nusaybin ve Sur’da acılar, yıkımlar, ölümler durmadı, tam hızla devam ediyor… Ama öylesine hızlı değiştiriyorlar ki ülke gündemini, bakın son 15 gün içinde Hitler Almanya’sı örneği, diyanet fetvası, Sultanahmet Katliamı, Ayşe Öğretmen-Beyaz söyleşisi,1128 akademisyenin imzaları, Cumhurbaşkanı-Metin Feyzioğlu- Sedat Peker söylemleri neler yaşandı, neler ve Çınar Katliamı
Ama ben bu gün yine de planladığım gibi ODTÜ’yü yazacağım.

***
Siyasi Partiler, AYM, Yargıtay, Danıştay, Belediyeler, STK’lar ve pek çok devlet kuruluşu bugünkü iktidarın hedefi olup, sonuçta nasibini aldı almaya devam ediyor.
Yaygın görüş bu iktidarın vatandaşların %50’sine karşı olduğudur. Ki, bunu da ekranlarda ve alanlarda her gün ilan ediyorlar.
Aslında bu görüş bence yanlış, çünkü bunlar; desteğini aldıkları %50’nin değil, sadece bu %50’nin içindeki %10’nun taraflısı/destekçisidirler. %50’nin içindeki %40’lık taraftar ise sadece onlara gönül bağı olan taraftar/destekçi… Böylece bugün %50’nin oyunu alıp, toplamın %90’na karşı politika ve uygulamaları olan bir iktidar var işbaşında…  
Ama karşı olma oranı ODTÜ söz konusu olduğunda (MEB Bakanı hariç) %100’e çıkıyor nedense...  İşte biraz ara verdikleri, ODTÜ’ne saldırı, yıpratma, değersizleştirme ve ötekileştirme çalışmalarına bugünlerde yeniden başladılar.
Bu konuda pek çok öfkeli eylem ve söylem örnekleri vardır. Ben sadece üç yıl geriye gidip (internette kolayca bulunan),  her yıla ait birer örneği size sunmakla yetineceğim:
1.      20 Ekim 2013, Melih Gökçek (Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı) Twitter hesabında (dalga geçer gibi) : “Gece arkadaşlar bana da sürpriz yapmışlar. Bir gece de ODTÜ yolunu açmışlar. Ankara’mıza hayırlı olsun” diyen bir. tweet atmıştı. Savaş kazanmış bir general edasıyla Pazar günü hem de gece yarısı yapılan baskının müjdesini veriyordu. Neden Pazar, neden gece, neden baskın? soruları cevapsız kaldı… ODTÜ ormanındaki yaklaşık 3 bin ağaç kesildi. ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar, bu durum için:  “Bu tamamen yasadışı bir tasarruftur. ODTÜ arazisine izinsiz olarak girildi” dedi.
2.      28 Şubat 2014, Recep Tayyip Erdoğan (Başbakan) Balıkesir'deki konuşmasında: "Ankara’da bir bulvar açtık. Kimlere rağmen o solculara rağmen. Onlar ateist. Bunlar terörist…“dedi. Bir zafer kazanmışçasına hatırlatmak istediği 4 ay önceki gece yarısı ODTÜ baskını…  
3.      24 Aralık 2015, Aydın Ünal (AKP Ankara Milletvekili); “ODTÜ’de Gezi olayları sırasında, dinimize, imanımıza saldırılan pankartlar asılmaya başlandı. Onlarla şovlar yapılmaya başlandı. Bunlar solcu faşistler, bunlar solculuktan da anlamayan faşistler… Bu rektör bu olayları durdurmalıdır. Yarın bunun da hesabını sorarız. Cizre’ye nasıl girildi, Silopi’ye nasıl girildi. ODTÜ’ye de öyle girilir (abç), bu ahlaksızlara bu edepsizlere bunun hesabı sorulur. Hiç kimse namaz kılınmasını engelleyemez. Hele hele Ak Parti iktidarında hiç kimse yapamaz. Hepsine haddini bildiririz. Artık saldıran öğrenciler hapse mi atılır ne yapılır ben bilmem ama artık eski Türkiye yok. ODTÜ rektöründen bir açıklama bekliyoruz. Rektör ortada yok, nerede bu adam” dedi
Gördüğü gibi bir o günkü başbakan, biri belediye başkanı, biri de milletvekili… Ülkemize gurur veren bu eğitim kurumunu (rakipleri imiş gibi), hedef haline getirmişler…  Her üçünün de ortak noktası: ötekileştirme, itibarsızlaştırma ve nefret söylemi… 
(Diyanet İşleri Başkanı ve YÖK Başkanı da sıraya girip konuya el attılar. Daha neler neler olacak bekleyip görelim bakalım…) 

***

Bir üniversiteye rakip olabilecek onunla yarışabilecek kurumlar bellidir. Bunlar, bilimsel olarak aynı alanda çalışan yurtiçi ve yurtdışı üniversitelerdir. Bu yarışmalarda, sıralama yapmak için bazı kıstaslar vardır: Öğrenci-hoca oranı, doktora-lisans diploma oranı/Hoca başına makale sayısı/ Makalelere yapılan atıflar/Endüstri gelirleri ve inovasyon/…., gibi…
Belirlenen kıstaslara göre yapılan sıralama sonuçları ilan edilir. Aşağıdaki çizelgede, son beş yılda yapılan sıralamalarda üniversitelerimizin durumunu göreceksiniz.

 


Dünya çapında 400 üniversitenin katıldığı 2014/2015 sıralamasında ODTÜ 85. Sırayı alıp ülkemiz için bir övünç kaynağı olmuştur.
14 yıllık iktidar neden ODTÜ ile gurur duyup, onu alkışlamak, başarılarını arttırmak için kaynak-parasal ve psikolojik destek sağlamıyor da; sürekli hedef tahtasına koyar, tehdit eder, yıpratmaya ve itibarsız kılmaya çalışır?
Acaba bu öfkenin kine dönüşmesinde, hangi sosyal, ekonomik ve psikolojik, nedenler etkili olmuş/oluyor?
Bu konu ekonomi, sosyal ve psikoloji alanındaki akademisyenlerce detaylı incelemelere tabi tutulabilir. Ama ben sadece üç acaba seçtim.
Acaba, ODTÜ’de okumak isteyip, puanları nedeniyle giremedikleri için mi?
Acaba, 4+4+4 ile başlayan imam hatipleştirme anlayışına getirmek için mi?
Acaba, iştahı kabartan 50 bin dönüme yakın yerleşke ve Eymir Gölü mü?
Bu üç acaba yeterlidir diyebilir veya artırabilirsiniz, bu size kalmış...  Ama yukardaki her üç acaba üzerinde en az 3-4 dakika düşünün lütfen.

Not: Yazımı bitirip tam noktayı koymuştum ki internette iki haber:
1.           “Dünya Çevre Oscar’ı ODTÜ ekibinin oldu.” 
2.          “ODTÜ öğretim üyeleri kurumlarına sahip çıkarak imza kampanyası başlattı.”( Diğer üniversite ve öğretim üyeleri susmaya devam ediyor hâlâ…)


Yazarın diğer yazıları için tıklayınız


Bu yazı Radikal Blog’da:
http://blog.radikal.com.tr/turkiye-gundemi/odtu-ortadogu-teknik universitesi-122355
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme